Blog Bahane, Kıbrıslı Olmak Şahane 1


Facebooktwitterredditpinterestlinkedintumblrmailby feather
Adaya ayak bastığımda, bu yazı karşılamıştı beni.

Merhaba,

2012 yılı Eylül ayının çok sıcak bir gecesinde, ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’nda çalışmak üzere hakkında hiçbir şey bilmediğim Kıbrıs’a ayak bastım. Benim için oldukça beklenmedik, hazırlıksız yakalandığım bir değişiklikti. Başıma gelen en güzel şey olduğunu anlamam bir kaç ay aldı. O günden beri bu huzurlu, keyifl ve neşeli adada hayatımın en güzel iki yılını yaşadım/yaşıyorum.

Özellikle de toplu taşımayla adayı keşfetmenin mümkün olmadığını kabullenip araba aldıktan sonra durmaksızın gezdim, gördüm, sevdim, yedim, içtim. Adını duyduğum her yere gitmeyi, her yemeği yemeyi görev edindim. Öyle bir nokta geldi ki adada yıllarını geçirmiş arkadaşlarımın dahi duymadığı gizli saklı köşelere ulaşmaya başladım. Adada keşfedilmesi gerekenlerin çokluğunu fark ettikçe, bunlardan bahseden web sitelerinin azlığı rahatsız etmeye başladı. Bir yerden haberdar olmak ancak başkasından duyarak mümkün olabiliyordu. Üzerine, Kıbrıs’a birkaç gün kalmak üzere gelmiş ve ne hikmetse aradığını bulamamış, orada burada “Kıbrıs’ta yapacak hiçbir şey yok” diye gezenler de sinirimi bozunca adayı keşfetme sürecimi sizinle paylaşmak istedim.

Burada gezip gördüğüm yerlerden ama en çok da yemeklerden bahsedeceğim. Hem fiyat, telefon numarası gibi pratik bilgileri hem de kendi deneyimlerimi anlatacağım. Umarım keyif alırsınız, lütfen yorumlarınızla katkıda bulunmaktan çekinmeyin.


Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hakkında yorum “Blog Bahane, Kıbrıslı Olmak Şahane